Tıbbi Hizmetlerimiz

Laparoscobik Cerrahi

Laparoskopik cerrahi, karın veya göğüs bölgesini ilgilendiren ameliyatlarda, alışılagelmiş geniş kesiler yapmadan, birkaç ayrı noktadan vücuda yerleştirilen ince tüplerin (trokar) içinden sokulan aletler ve bir kamera yardımı ile gerçekleştirilen ameliyatlardır.

 

Karın içini aydınlatarak, hastalık veya problemleri doğrudan gözlemleme ve aynı anda karında çeşitli bölgelerine açılan 5–15 mm’lik deliklerden içeri sokulan yardımcı aletler ile tedavi olanağı da verir. Halk arasında kapalı, kansız ya da bıçaksız ameliyat olarak da bilinir.

 

Laparoskopik Ameliyatlar Nasıl Yapılır

 

Laparoskopik ameliyatlar genel anestezi altında, hasta uyutularak yapılır. Bu ameliyatı yapabilmek için bir laparoskopi ünitesine, uygun el aletlerine ve tabii ki deneyimli bir cerrah ve ekibine ihtiyaç vardır. Laparoskopi ünitesi; görüntüyü elde eden kamera, soğuk ışık kaynağı, karın içine hava veren insüflatör, monitör ve video/görüntü kaydedicisinden oluşmaktadır. İlk önce bir delikten girilerek karın içi karbondioksit gazı ile şişirilir. Ardından ucunda ışık olan teleskop kamera ile girilerek karın içi incelenir. Yapılacak ameliyat türüne göre ilave trokarlar girilir. Cerrah, bu trokarlardan girilen aletlerle monitöre bakarak ameliyatı gerçekleştirir. Kamera sayesinde, çıplak gözle görülenden kat kat daha büyük ve ayrıntılı bir görüntü elde edildiğinden anatomik yapıların daha ince detaylarına kadar görülebilmesi mümkün olmaktadır. Modern enerji kaynaklarının da kullanımı ile birlikte ameliyatlar çok daha kansız geçmektedir.

 

Laparoskopik Ameliyatların Avantajları Nelerdir

 

Deneyimli ellerde laparoskopik cerrahi karın açılarak yapılan ameliyatlardan iyi sonuçlar vermektedir. Laparoskopik cerrahinin başlıca en önemli avantajları:

  • Ameliyatların uzun kesiler yapılmadan gerçekleştirilebilmesi çok daha az ameliyat izi ile sonuçlanmaktadır.

  • Laparoskopik ameliyatların birçok ameliyat çeşidi için başta kanama ve enfeksiyon olmak üzere daha az yan etkiye neden olduğunu ortaya koymuştur.

  • Ameliyat alanında daha az doku hasarının olması, daha kolay ve hızlı iyileşme sağlamaktadır

  • Açık ameliyatlardan sonra oluşan ve birçok hastada yaşamının sonuna kadar sıkıntı yaratan karın içi yapışıklıklar laparoskopik ameliyatlardan sonra daha az görülmekte; buda yapışıklıklara bağlı ileride gelişebilecek barsak dolanmasına bağlı barsakların tıkanıklığı, hastanın ikincil başka bir hastalığa bağlı gerekebilecek laparoskopi şansını yitirmesini minimale indirmektedir.

  • Laparoskopik yöntemin en belirgin avantajlarından biri de ameliyat sonrası hastanın ağrısının daha az olması ve daha az ağrı kesiciye gereksinim duymasıdır.

  • Laparoskopik cerrahide hastanede kalış süresi de daha kısadır. Hastanın normal fiziksel aktivitesine kavuşması ve işine dönebilmesi de daha kolay ve hızlı olur.

 

Laparoskopik Yöntemle Hangi Hastalıklar Tedavi Edilebilmektedir

 

Laparoskopinin genel cerrahide kullanımı ilk olarak 1987 yılında safra kesesi ameliyatı ile başlamış ve uzun yıllar sadece bu hastalıkta kullanılmıştır. Görüntüleme teknolojilerinin (dijital görüntü aktarımı, 3CCD kameralar, HD sistemler, 3D vs) gelişmesiyle daha iyi ve ayrıntılı görüntüler elde edilmiş, daha güçlü ışık kaynakları (xenon, LED), damarları kapatıp kesebilen enerji kaynakları (Liga-Sure, Harmonic vb.) geliştirilmiş ve daha kaliteli el aletleri kullanıma girmiştir. Ayrıca biz, cerrahların daha deneyimi hale gelmesiyle çok daha zor ameliyatlar da laparoskopik olarak yapılmaya başlanmıştır. Günümüzde karın bölgesinde yapılan ameliyatların çoğu laparoskopik olarak da yapılabilmektedir. Laparoskopik yöntemler, genel cerrahide olduğu gibi; kadın hastalıkları, üroloji, çocuk cerrahisi, kalp-damar cerrahisi branşlarını ilgilendiren hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.